18 Ekim 2026 Pazar

Türkiye–Azerbaycan Kardeşliği Ekonomik Güçle Büyüyor-Yılmaz Parlar

  Türkiye–Azerbaycan Kardeşliği Ekonomik Güçle Büyüyor

Hedef “Ekonomik Kızılelma”

Ahmet Ortatepe’nin öncülüğünde Dünya Türk Ticaret Platformu, ortak ticaret, yatırım ve üretim vizyonuyla Türk dünyasının ekonomik geleceğine dikkat çekti

İki devlet arasındaki güçlü ilişkilerin kalıcı refaha dönüşmesi, yalnızca diplomatik dostlukla değil; karşılıklı ticaret, ortak yatırımlar, birlikte üretim ve sürdürülebilir ekonomik projelerle mümkün.

Türkiye ile Azerbaycan’ın stratejik iş birliğini güçlendiren bu anlayış, Türk dünyasının uluslararası ticarette daha etkin bir konuma ulaşması için önemli fırsatlar sunuyor.

“İki devlet, bir millet” anlayışını ekonomik ortaklıklarla pekiştirmeyi hedefleyen Dünya Türk Ticaret Platformu, kardeşliğin üretime, dostluğun yatırıma ve ortak değerlerin somut ekonomik kazanımlara dönüşmesi yönünde dikkat çeken bir vizyon ortaya koyuyor.

Dünya Türk Ticaret Platformu’ndan Ekonomik Kızılelma vizyonu

Dünya Türk Ticaret Platformu (DUTTİP) tarafından 17 Ekim 2026 tarihinde İstanbul Zeytinburnu’ndaki 1453 Tesisleri’nde düzenlenen “Kızılelma Yolunda Türkiye–Azerbaycan Arası İş Birliği ve Ticaretin Geliştirilmesi – Azerbaycan Yatırım Fırsatları” programı, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine odaklandı.

Dünya Türk Ticaret Platformu Genel Başkanı Ahmet Ortatepe’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda; diplomatik temsilciler, kamu yöneticileri ve iş dünyasının temsilcileri bir araya gelerek Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticaret ve yatırım olanaklarını değerlendirdi.

Ortatepe’nin konuşmasında öne çıkan “İstikamet: Ekonomik Kızılelma” yaklaşımı, Türk dünyasının ortak tarih ve kültür bağlarını ekonomik iş birliğiyle güçlendirme hedefini ortaya koydu.

Ortatepe, kardeşlik bağlarının yalnızca duygusal ve tarihî bir miras olarak kalmaması gerektiğini vurgulayarak, ortak üretim, yatırım, bilim ve teknoloji alanlarında daha güçlü bir ekonomik birlikteliğin önemine dikkat çekti.

Ahmet Ortatepe, “Kardeşliğimizi ticarete, dostluğumuzu yatırıma dönüştürmeliyiz”

Dünya Türk Ticaret Platformu Genel Başkanı Ahmet Ortatepe, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin ekonomik boyutunun güçlendirilmesinin Türk dünyasının geleceği açısından taşıdığı önemi vurguladı.

Ortatepe’nin ortaya koyduğu vizyonda hedef; birlikte üreten, birlikte yatırım yapan, ticaretini geliştiren ve ekonomik kazanımlarını ortak kalkınmaya dönüştüren güçlü bir Türk dünyası oluşturmak.

“Sınırları aşan ticaret, ortak yatırımlar, güçlü üretim, bilim ve teknolojide ilerleme” anlayışıyla şekillenen Ekonomik Kızılelma hedefi, ülkeler arasındaki kardeşlik ilişkilerinin ekonomik bağımsızlık ve refahı destekleyen somut projelerle güçlendirilmesini amaçlıyor.

İş dünyasının temsilcilerini, kamu kurumlarını ve diplomatik çevreleri aynı platformda buluşturan bu tür organizasyonlar, yeni iş bağlantılarının kurulması ve yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi bakımından da önem taşıyor.

Ahmet Ortatepe’nin öncülük ettiği bu girişim, ticareti yalnızca mal alım satımından ibaret görmeyen; güven, ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve uzun vadeli ekonomik ortaklıkları merkeze alan bir yaklaşımı temsil ediyor.

Zamin Aliyev, “Türkiye ile Azerbaycan ilişkileri dünyaya örnek”

Programda konuşan Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Zamin Aliyev, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihî bağlar, karşılıklı güven ve stratejik ortaklık temelinde geliştiğini ifade etti.

Aliyev, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 15 Haziran 2021 tarihli Şuşa Beyannamesi ile müttefiklik düzeyine yükseldiğini hatırlatarak ekonomik iş birliğinin de bu güçlü zeminde ilerlemesinin önemini vurguladı.

Azerbaycan’ın Türkiye’ye yönelik yatırımlarına ve Türk şirketlerinin Azerbaycan’daki faaliyetlerine değinen Aliyev, konuşmasında Azerbaycan’ın Türkiye’ye bugüne kadar 21 milyar dolar yatırım yaptığını belirtti. Bu yatırımlarda Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekti.

Aliyev ayrıca, Azerbaycan’ın yeniden imar ve kalkınma çalışmalarının Türk iş dünyası için yeni iş birliği olanakları oluşturduğunu ifade etti.

Doğu ile Batı arasındaki ticaret ve ulaşım bağlantılarında Azerbaycan’ın artan önemine işaret eden Aliyev, ortak projelerin iki ülkenin ekonomik ilişkilerini daha ileriye taşıyabileceğini kaydetti.

Dünya Türk Ticaret Platformu’na ve Azerbaycan Ticaret Temsilciliği’ne teşekkür eden Aliyev, Türk iş dünyasına açık bir iş birliği yaklaşımı sergiledi.

Tamerlan Taghiyev’den Azerbaycan’ın yatırım fırsatlarına ilişkin değerlendirmeler

Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Ticaret Temsilcisi Tamerlan Taghiyev de programda Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticari iş birliği ve yatırım fırsatları hakkında bilgi verdi.

Azerbaycan’ın ekonomik potansiyelinin Türk yatırımcılarla buluşturulması, şirketler arasında doğrudan iletişim kurulması ve yeni ortaklıkların geliştirilmesi, programın temel amaçları arasında yer aldı.

Etkinlik kapsamında Azerbaycan’ı tanıtan bir video gösterimi de gerçekleştirildi.

Programa Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Zamin Aliyev, Türkiye Ticaret Temsilcisi Tamerlan Taghiyev, Ticaret Temsilciliği Başdanışmanı Cavit Abdullayev, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı M. Bahaddin Cebeci, İstanbul Valiliği İdare ve Denetim İl Müdürü Osman Avcı, Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Türkiye Temsilcisi Vladimir Emmer ve çeşitli kurumların temsilcileri katıldı. Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu da programda konuşma yaptı.

Karabağ’dan ekonomik kalkınmaya uzanan yeni dönem

Ahmet Ortatepe, konuşmasında Azerbaycan’ın Karabağ Zaferi’nin ardından üretim, yatırım, ticaret ve ekonomik kalkınma alanlarında atılacak adımların önemine dikkat çekti.

17 Ekim 2020’de Fuzuli’nin kontrolünün Azerbaycan’a geçmesinin yıl dönümüne de değinen Ortatepe, Karabağ’da kazanılan askerî başarının güçlü bir ekonomi ve müreffeh bir gelecek hedefiyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Bu yaklaşım, ekonomik kalkınmanın yalnızca ulusal refah açısından değil, bölgesel istikrar ve uzun vadeli iş birliği bakımından da önem taşıdığını ortaya koyuyor.

Türkiye ile Azerbaycan arasında geliştirilecek ortak üretim modelleri, yeni yatırım girişimleri ve ticari bağlantılar; şirketler için yeni pazarlara erişim, istihdamın desteklenmesi ve ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi açısından fırsatlar oluşturabilir.

Tuğba Doğan’dan Türk dünyasını simgeleyen özel tasarımlar

Program sonrasında gerçekleştirdiğimiz söyleşide, takı tasarımcısı ve rozet, bröve, madalya üreticisi Tuğba Doğan, çalışmalarını ve Türk dünyasına yönelik tasarım anlayışını anlattı.

Doğan, Türk dünyasındaki ülkeleri ve ortak değerleri simgeleyen bayrak rozetleri, bröveler ve madalyalar hazırladığını belirtti.

Küçük bir rozet ya da özel tasarlanmış bir madalya, kimi zaman bir ülkenin bayrağını, kimi zaman ortak bir hatırayı, kurumsal aidiyeti veya kültürel bir bağı temsil edebiliyor. Bu yönüyle Tuğba Doğan’ın çalışmaları, tasarım ve el işçiliğini sembolik değeri yüksek ürünlerle buluşturan bir üretim alanına işaret ediyor.

Türk dünyasının farklı ülkelerini ve kurumlarını temsil eden ürünler hazırlamak, ayrıntılara özen gösteren tasarım anlayışının yanı sıra kültürel sembollerin doğru ve anlamlı biçimde işlenmesini de gerektiriyor.

Tuğba Doğan’ın bu alandaki çalışmaları, Türk dünyasının ortak simgelerini yaşatmaya yönelik üretimin ve tasarımın önemini ortaya koyuyor. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik iş birliğinin ele alındığı bir programın ardından bu tür girişimlerin gündeme gelmesi, ticaretin yalnızca büyük ölçekli yatırımlardan ibaret olmadığını; tasarım, zanaat ve özel üretim alanlarında da farklı iş fırsatları bulunduğunu hatırlatıyor.

Ortak hedef; Birlikte üretmek, birlikte kazanmak

Dünya Türk Ticaret Platformu’nun düzenlediği Türkiye–Azerbaycan programı, iki ülke arasındaki güçlü ilişkilerin ticaret ve yatırım alanlarında daha da geliştirilmesi hedefini ön plana çıkardı.

Genel Başkan Ahmet Ortatepe’nin Ekonomik Kızılelma vizyonu, ortak tarih ve kültür bağlarının ekonomik kalkınmayla desteklenmesini esas alıyor. Zamin Aliyev’in değerlendirmeleri Azerbaycan’ın yatırım potansiyeline, Tamerlan Taghiyev’in katkıları ise ticari iş birliği fırsatlarına dikkat çekti.

Tuğba Doğan gibi tasarım ve üretim alanında faaliyet gösteren isimlerin çalışmaları da ekonomik ilişkilerin farklı sektörlerde gelişebileceğini gösteriyor.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin geleceği, ortak projelerle, üretimle, ticaretle ve karşılıklı yatırımlarla daha da güçlenebilir. Dünya Türk Ticaret Platformu’nun ortaya koyduğu Ekonomik Kızılelma hedefi de bu anlayışı tek bir ortak vizyonda buluşturuyor: Birlikte üretmek, birlikte kazanmak ve daha güçlü bir ekonomik gelecek inşa etmek.

yilmazparlar@yahoo.com

Turkey–Azerbaijan Brotherhood Grows Stronger Through Economic Cooperation

The “Economic Kızılelma” Vision

Under the leadership of Ahmet Ortatepe, the World Turkish Trade Platform highlights a shared vision of trade, investment and production for the economic future of the Turkic world.

Strong relations between two countries can translate into lasting prosperity not only through diplomatic friendship, but also through mutual trade, joint investments, collaborative production and sustainable economic projects.

This approach, which seeks to strengthen strategic cooperation between Türkiye and Azerbaijan, offers significant opportunities for the Turkic world to achieve a more influential position in international trade.

With the aim of reinforcing the principle of “Two States, One Nation” through economic partnerships, the World Turkish Trade Platform is promoting a vision that transforms brotherhood into production, friendship into investment, and shared values into tangible economic gains.

World Turkish Trade Platform Promotes the Economic Kızılelma Vision

Organized by the World Turkish Trade Platform (DUTTİP) on October 17, 2026, at the 1453 Facilities in Istanbul’s Zeytinburnu district, the program titled “On the Path to Kızılelma: Developing Cooperation and Trade Between Türkiye and Azerbaijan – Azerbaijan Investment Opportunities” focused on strengthening economic relations between the two countries.

Hosted by Ahmet Ortatepe, President of the World Turkish Trade Platform, the event brought together diplomatic representatives, public officials and business leaders to discuss trade and investment opportunities between Türkiye and Azerbaijan.

The “Economic Kızılelma” vision highlighted in Ortatepe’s opening address underscored the goal of strengthening the shared historical and cultural ties of the Turkic world through economic cooperation.

Ortatepe emphasized that brotherhood should not remain merely a historical and emotional legacy, stressing the importance of building stronger economic partnerships through joint production, investment, science and technology.

Ahmet Ortatepe: “We Must Turn Our Brotherhood into Trade and Our Friendship into Investment”

Ahmet Ortatepe, President of the World Turkish Trade Platform, emphasized the importance of strengthening the economic dimension of relations between Türkiye and Azerbaijan for the future of the Turkic world.

His vision centers on building a strong Turkic world that produces together, invests together, expands trade and transforms economic gains into shared prosperity.

The Economic Kızılelma vision, shaped by the principles of cross-border trade, joint investments, strong production and advances in science and technology, aims to reinforce relations between brother nations through concrete projects that support economic independence and prosperity.

By bringing business leaders, public institutions and diplomatic representatives together, such events also play an important role in establishing new business connections and exploring investment opportunities.

Under Ortatepe’s leadership, the initiative represents an approach that views trade as more than the buying and selling of goods, placing trust, joint production, technology sharing and long-term economic partnerships at its core.

Zamin Aliyev: “Relations Between Türkiye and Azerbaijan Are an Example to the World”

Speaking at the event, Zamin Aliyev, Consul General of the Republic of Azerbaijan in Istanbul, stated that relations between the two countries continue to develop on the basis of historical ties, mutual trust and strategic partnership.

Aliyev recalled that relations between Azerbaijan and Türkiye were elevated to the level of an alliance through the Shusha Declaration, signed on June 15, 2021, emphasizing the importance of advancing economic cooperation on this strong foundation.

Referring to Azerbaijan’s investments in Türkiye and the activities of Turkish companies in Azerbaijan, Aliyev stated in his address that Azerbaijan had invested $21 billion in Türkiye to date. He also highlighted the significant role played by Azerbaijan’s State Oil Company, SOCAR, in these investments.

Aliyev further noted that Azerbaijan’s reconstruction and development initiatives were creating new opportunities for cooperation with the Turkish business community.

Highlighting Azerbaijan’s growing importance in trade and transportation links between East and West, he noted that joint projects could further advance the economic relationship between the two countries.

Aliyev also expressed his appreciation to the World Turkish Trade Platform and the Azerbaijan Trade Representation, reaffirming an open and welcoming approach to cooperation with Turkish businesses.

Tamerlan Taghiyev Highlights Azerbaijan’s Investment Opportunities

Tamerlan Taghiyev, Trade Representative of the Republic of Azerbaijan in Türkiye, provided information about commercial cooperation and investment opportunities between Türkiye and Azerbaijan.

Connecting Azerbaijan’s economic potential with Turkish investors, facilitating direct communication between companies and developing new partnerships were among the program’s principal objectives.

A video introducing Azerbaijan was also screened during the event.

Participants included Zamin Aliyev, Consul General of Azerbaijan in Istanbul; Tamerlan Taghiyev, Trade Representative of Azerbaijan in Türkiye; Cavit Abdullayev, Chief Adviser to the Trade Representation; M. Bahaddin Cebeci, Chief Adviser to the President of Türkiye; Osman Avcı, Director of Administration and Inspection at the Istanbul Governorship; and Vladimir Emmer, Representative of the Russian Federation Chamber of Commerce and Industry in Türkiye, alongside representatives of various institutions.

Adem Uslu, District Governor of Zeytinburnu, also delivered remarks at the event.

From Karabakh to a New Era of Economic Development

In his address, Ahmet Ortatepe highlighted the importance of advancing production, investment, trade and economic development following Azerbaijan’s victory in Karabakh.

Referring to the anniversary of Fuzuli coming under Azerbaijan’s control on October 17, 2020, Ortatepe stated that the military achievement in Karabakh should be reinforced by a strong economy and the pursuit of a prosperous future.

This approach demonstrates that economic development is important not only for national prosperity, but also for regional stability and long-term cooperation.

Joint production models, new investment initiatives and stronger commercial connections between Türkiye and Azerbaijan could create opportunities for businesses to access new markets, support employment and diversify economic relations.

Tuğba Doğan Creates Special Designs Representing the Turkic World

Following the program, we conducted an interview with Tuğba Doğan, a jewelry designer and producer of badges, insignia and medals, who spoke about her work and design approach inspired by the Turkic world.

Doğan explained that she produces flag badges, insignia and medals representing the countries of the Turkic world and their shared values.

A small badge or specially designed medal can represent a national flag, a shared memory, institutional identity or a cultural bond. In this respect, Doğan’s work brings together design and craftsmanship to create products with strong symbolic significance.

Producing items representing different countries and institutions across the Turkic world requires not only attention to detail, but also a thoughtful approach to representing cultural symbols accurately and meaningfully.

Doğan’s work highlights the importance of design and production in preserving the shared symbols of the Turkic world. Her contribution also serves as a reminder that economic cooperation between Türkiye and Azerbaijan extends beyond large-scale investments, offering opportunities in design, craftsmanship and specialized manufacturing.

A Shared Goal: Producing Together and Prosperity for All

The Türkiye–Azerbaijan program organized by the World Turkish Trade Platform highlighted the shared objective of further developing the strong relationship between the two countries through trade and investment.

President Ahmet Ortatepe’s Economic Kızılelma vision emphasizes supporting shared historical and cultural ties through economic development. Zamin Aliyev’s remarks highlighted Azerbaijan’s investment potential, while Tamerlan Taghiyev drew attention to opportunities for commercial cooperation.

The work of professionals such as Tuğba Doğan, active in design and production, also demonstrates how economic relations can expand across different sectors.

The future of brotherhood between Türkiye and Azerbaijan can be strengthened further through joint projects, production, trade and mutual investment. The Economic Kızılelma vision championed by the World Turkish Trade Platform brings this understanding together under one common objective: producing together, prospering together and building a stronger economic future.

yilmazparlar@yahoo.com

11 Ekim 2026 Pazar

Zehra Karakaş İTO 68. Komite Meclis Üyesi Adaylığını Açıkladı-Yılmaz Parlar

  Zehra Karakaş İTO 68. Komite Meclis Üyesi Adaylığını Açıkladı

Üretimin Sesi İTO Meclise Taşınmalı

 Zehra Karakaş’tan 68. Komite İçin Güçlü Adaylık Mesajı

İTO 68. Plastik ve Kauçuk Komitesi Meclis Üyesi Adayı Zehra Karakaş, sektör temsilcilerini Ataköy’de bir araya getirdi. “Ben değil, biz” anlayışıyla düzenlenen buluşmada ortak akıl, güçlü iletişim, kadınların iş dünyasındaki temsili ve sektörün sorunlarına çözüm üretme hedefi öne çıktı.

İş dünyasında başarı, yalnızca üretmekle ölçülmez. Başarı; üretenin sesini duyurmak, sorunları doğru yerde dile getirmek ve ortak geleceği şekillendirecek sorumluluğu üstlenmekle de anlam kazanır.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) 68. Plastik ve Kauçuk Komitesi Meclis Üyesi Adayı Zehra Karakaş’ın düzenlediği buluşma, bu anlayışın etrafında şekillendi.

10 Ekim 2026 Cumartesi günü, Ataköy’deki Romu Ristorante’de gerçekleştirilen toplantıda Karakaş, neden aday olduğunu anlattı; sektör temsilcileriyle bir araya gelerek ortak beklentileri buluşturmayı ve komite çalışmalarını daha katılımcı bir zemine taşımayı hedeflediğini ortaya koydu. Karakaş, aynı zamanda komite arkadaşlarını tanıtarak birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.

Bir adaylıktan daha fazlası: Üreticinin sesi olmak

Plastik ve kauçuk sektörü, üretimden istihdama, ham madde maliyetlerinden rekabet gücüne kadar pek çok başlıkta önemli sorumluluklar üstleniyor. Bu sektörün temsilcileri için asıl mesele, yalnızca sorunların varlığını bilmek değil; bu sorunları karar mekanizmalarına taşıyabilecek, çözüm arayışını sürdürebilecek ve üyelerle bağını koruyabilecek bir temsil anlayışını hayata geçirmek.

Zehra Karakaş’ın adaylık yaklaşımının merkezinde de bu ihtiyaç bulunuyor.

HANTEK KALIP Plastik Yönetim Kurulu Başkanı olarak iş dünyasında görev üstlenen Karakaş, komite üyelerinin beklentilerini ortak bir zeminde buluşturmayı amaçlıyor. Onun ortaya koyduğu yaklaşımın temelinde, tek bir kişinin değil, bütün sektörün konuşabildiği bir yapı oluşturma hedefi var.

Çünkü üreticinin yaşadığı sorun, yalnızca bir işletmenin sorunu olarak kaldığında çözüm arayışı sınırlı kalabilir. Ancak aynı sorun ortak bir taleple doğru mercilere ulaştırıldığında, çözüm için yeni bir kapı açılabilir.

Sektörün ihtiyacı yalnızca temsil edilmek değil, temsilinin karşılığını görebilmektir.

“Ben değil, biz”: Ortak akıl ve sürekli iletişim

Toplantının davet metninde öne çıkan “ben değil, biz” anlayışı, buluşmanın temel mesajını oluşturdu.

Katılımcıların kendi sorun ve beklentilerini paylaşabilmesi, komitenin ortak akılla hareket etmesi ve sektör içindeki iş bağlantılarının güçlendirilmesi hedefleri dile getirildi. Bunun yanında, iletişimin yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı kalmaması; sürekli bir dernek veya platform zemini üzerinden devam etmesi fikri de öne çıktı.

Bu yaklaşım, seçim sonrasında da sürdürülebilecek bir iletişim modeline işaret ediyor. Çünkü sektör temsilcilerinin beklentileri, yalnızca seçim öncesinde hatırlanacak taleplerden ibaret değil. İşletmelerin gündemi her gün değişiyor; maliyetler, üretim koşulları, rekabet ve ticari ilişkiler sürekli yeni ihtiyaçlar doğuruyor.

Bu nedenle etkili temsil, toplantı salonunda verilen mesajlarla sınırlı kalmamalı. Sahadan gelen taleplerin düzenli biçimde toplanması, önceliklendirilmesi ve ilgili kurumlara taşınmasıyla güçlenmeli.

Zehra Karakaş’ın adaylığını anlamlı kılabilecek asıl sınav da burada başlıyor: Sektörün sesini dinlemek, ortak talepleri somut başlıklara dönüştürmek ve bunların takipçisi olmak.

Kadınların iş dünyasındaki başarısı, temsil gücüyle tamamlanır

Kadınların iş dünyasındaki varlığı, yalnızca fırsat eşitliği tartışmasının bir parçası değildir. Aynı zamanda girişimcilik, yönetim, üretim ve karar alma süreçlerinin daha geniş bir yetenek havuzundan yararlanması anlamına gelir.

Kadınların ekonomik hayatta daha görünür olması kadar, meslek kuruluşlarında ve karar mekanizmalarında da etkin sorumluluklar üstlenmesi önemlidir.

Zehra Karakaş’ın 68. Komite için meclis üyeliğine aday olması, bu açıdan kadın girişimcilerin temsil gücü üzerine düşünmek için de bir fırsat sunuyor.

Burada mesele, bir adayın kadın olmasıyla sınırlı değil. Asıl mesele; işini bilen, sorumluluk alan, sektörün ihtiyaçlarını anlayan ve çözüm üretmek için emek vermeye hazır kişilerin önünün açık olmasıdır.

Fırsat eşitliği, yalnızca kapının herkese açık olması değil; yetkin insanların o kapıdan geçerek karar süreçlerinde söz sahibi olabilmesidir.

Kadınların iş dünyasında elde ettiği başarıların kalıcı bir etkiye dönüşmesi, onların deneyimlerinin ve önerilerinin karar mekanizmalarında karşılık bulmasıyla mümkündür. Bu nedenle kadınların ticaret odalarında, meslek komitelerinde ve sektör kuruluşlarında daha etkin temsil edilmesi, ekonomik hayatın geleceği bakımından da önem taşıyor.

Güçlü adaylık, seçim sonrasındaki sorumlulukla ölçülür

İTO seçimleri öncesinde adayların ortaya koyduğu hedefler, sektör temsilcileri açısından önemli bir değerlendirme zemini oluşturuyor. Ancak temsilin gerçek değeri, seçim sonrasında atılacak adımlarla ortaya çıkıyor.

Üyelerin sorunlarını dinlemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihtiyaçlarını anlamak, sektör içindeki iletişimi güçlendirmek ve çözüm bekleyen konuların takibini yapmak, etkili bir komite çalışmasının temel unsurları arasında yer alıyor.

Zehra Karakaş’ın adaylık yaklaşımının sektörde karşılık bulması da bu hedeflerin ne ölçüde hayata geçirilebildiğiyle yakından ilişkili olacak.

Çünkü iş dünyasının ihtiyaç duyduğu temsilci, yalnızca konuşan değil, dinleyen; yalnızca vaat eden değil, takip eden; yalnızca kendi çevresiyle değil, farklı ölçeklerdeki işletmelerle de iletişim kurabilen kişidir.

Bir sektörün sorunlarını çözmek, her zaman tek bir kişinin gücüyle mümkün olmayabilir. Fakat doğru soruları soran, ortak aklı harekete geçiren ve çözüm arayışını sürdüren bir temsilci, bu sürecin önemli bir parçası olabilir.

Romu Ristorante’de iş dünyası buluşmasına gastronomi eşlik etti

Toplantıya ev sahipliği yapan Romu Ristorante’nin kurucusu ve işletmecisi Damla Dadgar ile de bir söyleşi gerçekleştirdik..

Dadgar, işletmede özellikle pizza ve makarna çeşitlerinin ilgi gördüğünü belirtti. Mekânın menüsünde klasik lezzetlerin yanı sıra farklı malzemelerle hazırlanan özgün seçenekler de bulunuyor.

Barbekü tavuklu, dana kaburgalı, karışık mantarlı ve acılı karidesli pizzaların yanı sıra Margherita, pepperoni ve dana carpaccio seçenekleri menüde öne çıkıyor.

Farklı sektörlerden isimleri aynı ortamda buluşturan bu tür organizasyonlar, iş dünyasındaki iletişimin yalnızca resmî toplantılarla sınırlı olmadığını da gösteriyor. Ticari ilişkiler, mesleki deneyim paylaşımı ve yeni iş bağlantıları, insanların bir araya geldiği sosyal ortamlarda da gelişebiliyor.

Sektörün geleceği, sözün eyleme dönüşmesiyle şekillenecek

27 Ekim 2026’da yapılması planlanan İTO seçimleri öncesinde 68. Plastik ve Kauçuk Komitesi için yürütülen adaylık süreci, sektörün nasıl temsil edilmesi gerektiği sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Zehra Karakaş’ın ortaya koyduğu “ben değil, biz” yaklaşımı; ortak akıl, sürekli iletişim ve sektörün beklentilerini gündeme taşıma hedefleriyle dikkat çekiyor.

Kadınların iş dünyasındaki başarılarının daha güçlü bir temsile dönüşmesi, üreticilerin sesinin duyulması ve işletmelerin sorunlarına çözüm aranması, yalnızca bir adayın değil, bütün sektörün ortak meselesi.

Şimdi belirleyici olan, bu yaklaşımın seçim sonrasında nasıl bir çalışma modeline dönüşeceği.

Çünkü üretimin geleceğini ilgilendiren meselelerde en değerli temsil, yalnızca söz veren değil; dinleyen, çözüm arayan ve verdiği sözün arkasında duran temsildir.

yilmazparlar@ahoo.com

Zehra Karakaş Announces Candidacy for İTO Assembly Membership on the 68th Committee

Bringing the Voice of Industry to the İTO Assembly

Zehra Karakaş Delivers a Strong Message for the 68th Committee

Zehra Karakaş, candidate for Assembly membership of the Istanbul Chamber of Commerce (İTO) 68th Plastics and Rubber Committee, brought industry representatives together in Ataköy. The meeting highlighted collective decision-making, stronger communication, women's representation in business, and the goal of finding solutions to the challenges facing the sector, under the motto “Not Me, but Us.”

In business, success is measured by more than production alone. It also means making the voices of producers heard, bringing problems to the right platforms, and taking responsibility for shaping a shared future.

The gathering organized by Zehra Karakaş, candidate for Assembly membership of the Istanbul Chamber of Commerce (İTO) 68th Plastics and Rubber Committee, was built around this understanding.

Held on Saturday, October 10, 2026, at Romu Ristorante in Ataköy, the meeting provided an opportunity for Karakaş to explain her reasons for running. She outlined her aim of bringing industry representatives together, establishing common ground for their expectations, and making committee activities more participatory. She also introduced her fellow committee members, emphasizing the importance of working together.

More Than a Candidacy: Giving Producers a Voice

The plastics and rubber industry plays an important role in production, employment, raw material costs, and competitiveness. For businesses in the sector, the challenge is not simply to identify problems, but to ensure that those problems reach decision-makers and that solutions are pursued through sustained engagement with industry members.

This need lies at the heart of Zehra Karakaş's candidacy.

As Chairwoman of the Board of HANTEK KALIP Plastik, Karakaş aims to bring the expectations of committee members together on a common platform. Her approach focuses on creating an environment where the entire sector can have a voice, rather than allowing the conversation to revolve around a single individual.

When a producer's difficulties remain confined to an individual business, opportunities for solutions may be limited. When similar concerns are brought forward collectively to the appropriate institutions, however, new possibilities for action can emerge.

The sector needs not only representation, but representation that delivers meaningful engagement and results.

“Not Me, but Us”: Collective Wisdom and Continuous Communication

The motto “Not Me, but Us,” featured in the meeting invitation, captured the central message of the gathering.

The stated objectives included giving participants an opportunity to share their concerns and expectations, encouraging collective decision-making within the committee, and strengthening professional connections across the sector. The idea of establishing an ongoing association or platform to maintain communication beyond the election period was also highlighted.

This approach points toward a communication model that could continue after the elections. The expectations of industry representatives are not limited to the weeks before a vote. Businesses face changing circumstances every day, from rising costs and production challenges to competition and commercial relationships.

Effective representation, therefore, should extend beyond messages delivered in a meeting room. It requires gathering feedback from the field, identifying priorities, and bringing the sector's concerns to the relevant institutions.

The real test of Karakaş's candidacy will be how effectively these goals translate into action: listening to the industry, turning shared concerns into concrete priorities, and following up on them.

Women's Success in Business Must Be Matched by Stronger Representation

Women's participation in business is about more than equal opportunity. It also enables entrepreneurship, management, production, and decision-making to benefit from a broader range of talent and experience.

Increasing women's visibility in economic life is important, as is ensuring that they take active roles in professional organizations and decision-making bodies.

Karakaş's candidacy for the 68th Committee also creates an opportunity to consider the role and representation of women entrepreneurs in the business community.

The issue is not simply that a woman is standing as a candidate. More importantly, it is about creating opportunities for people who understand their businesses, accept responsibility, recognize the needs of their industries, and are prepared to work toward solutions.

Equal opportunity means more than opening the door to everyone; it means enabling qualified people to walk through that door and participate in decision-making.

For women's achievements in business to create a lasting impact, their experience and recommendations must be heard and considered in decision-making processes. Stronger representation of women in chambers of commerce, professional committees, and industry organizations is therefore important for the future of economic life.

Strong Candidacies Are Measured by Responsibilities After the Election

Before İTO elections, candidates' objectives provide an important basis for industry representatives to assess their expectations. Yet the true value of representation becomes clear through the work carried out after the election.

Listening to members, understanding the needs of small and medium-sized enterprises, strengthening communication across the sector, and following up on unresolved issues are among the fundamental elements of effective committee work.

Whether Karakaş's approach gains lasting support within the sector will also depend on how successfully these objectives are put into practice.

The business community needs representatives who do more than speak: people who listen; who do more than make promises: people who follow through; and who communicate not only with their immediate circles but also with businesses of different sizes.

One individual may not be able to resolve every challenge facing an industry. However, a representative who asks the right questions, encourages collective thinking, and consistently pursues solutions can play an important role in that process.

Business Networking Meets Gastronomy at Romu Ristorante

We also conducted an interview with Damla Dadgar, founder and owner of Romu Ristorante, which hosted the gathering.

Dadgar said that pizza and pasta dishes are among the restaurant's most popular offerings. The menu combines familiar favorites with distinctive options prepared using a variety of ingredients.

Highlights include BBQ chicken, slow-cooked beef rib, mixed mushroom, and spicy shrimp pizzas, alongside Margherita, pepperoni, and beef carpaccio varieties.

Gatherings that bring people from different industries together demonstrate that business communication is not limited to formal meetings. Commercial relationships, professional knowledge-sharing, and new business connections can also develop in social settings where people have the opportunity to meet and exchange ideas.

The Future of the Sector Depends on Turning Words into Action

As the İTO elections scheduled for October 27, 2026, approach, the candidacy process for the 68th Plastics and Rubber Committee brings an important question back into focus: How should the sector be represented?

Karakaş's “Not Me, but Us” approach emphasizes collective wisdom, continuous communication, and the goal of bringing the industry's expectations to the attention of decision-makers.

Stronger representation of women's achievements in business, ensuring that producers' voices are heard, and seeking solutions to the challenges facing enterprises are not the concerns of a single candidate alone. They are shared issues for the entire sector.

The decisive question now is how this approach will translate into a working model after the election.

Ultimately, when it comes to the future of production, meaningful representation is not simply about making promises. It is about listening, pursuing solutions, and standing by one's commitments.

yilmazparlar@ahoo.com

İTO Ekim 2026 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

   İTO Ekim 2026 Meclis Toplantısı

İTO’da Büyük Dönüşüm,

Şekib Avdagiç Yeni Ufuklar ve 2026 Seçimleri İçin Sahada

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 21. dönemin son Meclis Toplantısı’nda iş dünyasına seslenerek tarihi bir dönemin perdesini kapattı. Oda'yı teknoloji, restorasyon ve küresel ticaret hamleleriyle yepyeni bir ufka taşıdıklarını belirten Avdagiç, 27 Ekim 2026 Salı günü İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) gerçekleştirilecek seçimlerde hizmet çıtasını daha da yükseğe çıkarmak adına ekibiyle birlikte yeniden aday olduğunu resmen ilan etti.

Teknoloji, Gastronomi ve Tarihi Miras Bir Arada

Görev süresi boyunca üye firmaların rekabet gücünü artırmaya odaklandıklarını vurgulayan Avdagiç; Teknopark İstanbul, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ve SoftITo Akademi ile devasa bir girişimcilik ekosistemi kurduklarını hatırlattı. Eminönü’ndeki Liman Han ve Taş Han gibi tarihi yapıların restorasyonundan, İFM'de başlatılan 40 bin metrekarelik yeni fuar alanı inşaatına kadar çok sayıda vizyon projeye imza attıklarını belirtti. Ayrıca her yıl ortalama 40 uluslararası fuara milli katılım sağlandığını ve İstanbul'un turizmde ziyaretçi rekoru kırmasına katkıda bulunduklarını ekledi.

Ekonomik Dengeler ve Bakan Bolat'a Destek

Türkiye ekonomisindeki gelişmelere de değinen İTO Başkanı, 2026'nın son çeyreğinde ana sınavın sadece dezenflasyon olmadığını, enflasyon düşerken üretim, istihdam ve ihracat kapasitesinin de titizlikle korunması gerektiğini vurguladı. Konuşmasında fon soruşturmaları üzerinden Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a yönelik yürütülen karalama kampanyalarına da sert tepki gösteren Avdagiç, "Bakanımızla ilgili yapılan tezviratı şiddetle kınıyorum" dedi. Toplantı sonunda, yeni dönemde aday olmayacağını açıklayan Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken’e hizmetlerinden ötürü teşekkür beratı takdim edildi.

yilmazparlar@yahoo.com

ITO October 2026 Assembly Meeting

.A Visionary Leap at ITO

President Sekib Avdagic Seeks Re-Election for the 2026 Term

The President of the Istanbul Chamber of Commerce (ITO), Sekib Avdagic, addressed the business world during the final Assembly Meeting of the 21st term, marking the end of a highly productive era. Stating that they have elevated ITO to brand-new horizons through technology, restoration, and global trade initiatives, Avdagic officially announced his candidacy for the upcoming elections to be held onTuesday, October 27, 2026, at the Istanbul Expo Center (IFM).

A Powerful Ecosystem of Technology and Heritage

Highlighting their core focus on strengthening member companies and boosting global competitiveness, Avdagic recalled the establishment of a massive entrepreneurship network featuring Teknopark Istanbul, the Commercialization of Information Center (BTM), and SoftITo Academy. Under his leadership, ITO successfully restored historical landmarks such as Liman Han and Tas Han in Eminonu, initiated a new 40,000-square-meter exhibition space at IFM, and organized national pavilions at an average of 40 international trade fairs annually, pushing Istanbul to break all-time tourism records.

Economic Strategies and Strong Solidarity

Evaluating the dynamics of the Turkish economy, the ITO President emphasized that the ultimate challenge in the final quarter of 2026 is not merely reducing inflation, but simultaneously protecting production, employment, and export capacities. Avdagic also strongly condemned the smear campaigns targeted at the Minister of Trade, Prof. Dr. Omer Bolat, regarding recent fund investigations, calling the rumors completely unacceptable. At the conclusion of the event, a plaque of appreciation was presented to Assembly President Dr. Erhan Erken, who announced that he will pass the torch to the younger generation and will not run in the next term.

yilmazparlar@yahoo.com

10 Ekim 2026 Cumartesi

ACE BPSC 2026 Zirvesi-Yılmaz Parlar

  

Küresel Ticaretin Yeni Rotası İstanbul’da Çiziliyor

İstanbul, transatlantik ticaret dünyasının en büyük ve en prestijli buluşmasına ev sahipliği yapıyor.

T.C. Ticaret Bakanlığı himayesinde ve Türk-Amerikan İşadamları Derneği (TABA-AmCham) ev sahipliğinde düzenlenen ACE BPSC 2026 Zirvesi, Swissôtel The Bosphorus İstanbul bünyesindeki Asuka Salonu’nda gerçekleştirilen görkemli "AmCham Leadership & Gala Dinner" gecesiyle resmen başladı.

30 ülkeden 70 AmCham lideri ve dünya ekonomisine yön veren 250 küresel CEO, "Daha Güçlü Bir Transatlantik Gelecek İnşa Etmek" vizyonuyla İstanbul'da tek bir çatı altında buluştu. Gala gecesinde sahne alan liderlerin açılış konuşmaları, küresel ekonomiye dair 4 tamamen farklı vizyon ve derin strateji ortaya koydu.

Zirvenin Kaderini Çizen Açılış Konuşmaları

Süleyman Ecevit Sanlı (TABA-AmCham Genel Başkanı)

"Engelleri Kaldıralım, Türkiye’nin Üretim Gücünü Batı Finansıyla Birleştirelim"
Galanın açılış konuşmasını gerçekleştiren TABA-AmCham Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Avrupa Amerikan Ticaret Odaları (ACE) ağının tarihinde ilk kez İstanbul’da toplanmasının tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Güven, bağlantı ve iş birliği sacayağı üzerine kurulu bir küresel vizyon çizen Sanlı, batı dünyasına net bir reform çağrısında bulundu.

Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği acilen modernize edilmeli.

Lojistik dünyasını kilitleyen transit kotaları tamamen kaldırılmalı.

Türk iş insanlarının karşılaştığı vize ve transit geçiş engelleri hafifletilmeli.

Türkiye'nin devasa üretim gücü; ABD ve Avrupa'nın finans, inovasyon ve teknoloji standartlarıyla kusursuz bir şekilde entegre edilmeli.

Prof. Dr. Ömer Bolat (T.C. Ticaret Bakanı)

"100 Milyar Dolarlık Ticaret Hedefine 2028'den Önce Ulaşacağız"
Zirvenin koruyucu hamiliğini üstlenen Ticaret Bakanlığı adına konuşan Bakan Ömer Bolat, Türkiye ile ABD arasındaki ticari ivmenin tarihin en yüksek seviyelerine doğru tırmandığını müjdeledi. Amerika'nın dünyanın en büyük ithalat pazarı olduğunu vurgulayan Bolat, iki ülke liderinin önümüze koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hacmi vizyonunun kağıt üzerinde bir hayal olmadığını şu verilerle ortaya koydu.

Türkiye'de halihazırda 2 bine yakın Amerikan şirketi aktif üretim ve ihracat yapıyor.

İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 38,6 milyar dolar seviyesindeyken, bu yılın ilk 10 ayında %17’lik net bir artış trendi yakalandı.

Büyüme hızı bu şekilde devam ettiği takdirde, 100 milyar dolarlık devasa hedefe 2028 yılından önce ulaşılması işten bile değil.

Türkiye aynı zamanda Avrupa ile olan 233 milyar dolarlık dev ticaret hacmini ve "Made in EU" regülasyonlarını yakından takip ederek batı bloğuyla stratejik entegrasyonunu koruyor.

Mehmet Fatih Kacır (T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı)

"Türkiye, Yüksek Teknoloji ve Temiz Enerjide Küresel Yatırımın Yeni Güvenli Limanı"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise konuşmasında Türkiye’nin son 20 yılda kabuk değiştiren endüstriyel altyapısına dikkat çekti. Türkiye’nin küresel imalat sanayiindeki payını tam iki katına çıkardığının altını çizen Kacır, 2002'deki 36 milyar dolarlık ihracattan bugün 283 milyar dolarlık devasa bir ihracat ekonomisine geçiş yapıldığını belirtti. Amerikalı global CEO'lara açık bir yatırım davetinde bulunan Kacır, transatlantik bağların üretim ayağını şu kelimelerle özetledi.

"Otomotivden çeliğe, güneş panellerinden savunma sanayiine kadar Avrupa ve Asya'nın en kritik tedarik zinciri merkezlerinden biriyiz. Türkiye, gelişmiş sanayi kapasitesi, nitelikli insan kaynağı ve yüksek temiz enerji potansiyeliyle, küresel teknoloji devleri için eşsiz ortaklık fırsatları sunuyor. Bu potansiyeli somut yatırımlarla taçlandırmanın tam zamanı."

Ajša Vodnik (AmChams in Europe - ACE Başkanı)

"Transatlantik Büyümenin Yeni Motoru İstanbul Konferansı Olacak"
Avrupa Amerikan Ticaret Odaları (ACE) Başkanı Ajša Vodnik, AmCham ağlarının küresel refahı ve ekonomik büyümeyi körükleyen en temel mekanizma olduğunu ifade etti. İnovasyon, girişimcilik ruhu ve küresel rekabet gücünün desteklenmesinin kritik önem arz ettiğini belirten Vodnik, "Avrupa ve ABD arasındaki köklü transatlantik ilişkileri güçlendirmek için İstanbul’da kurulan bu yeni köprü, küresel ekonomiye taze bir kan sağlayacaktır" mesajını verdi. Zirve, ikinci gününde düzenlenen stratejik paneller ve İstanbul Boğazı’nda gerçekleştirilecek görkemli kapanış programıyla dünya ticaretinin geleceğine yön vermeye devam edecek.

yilmazparlar@yahoo.com

ACE BPSC 2026 Summit

Gala Night Marks a New Era for Transatlantik Trade in Istanbul!

Istanbul stands as the epicentre of global commerce, hosting the largest and most prestigious gathering of the transatlantic business community. Under the auspices of the Republic of Türkiye Ministry of Trade and hosted by the Turkish-American Business Association (TABA-AmCham), the highly anticipated ACE BPSC 2026 Summit officially commenced with the magnificent "AmCham Leadership & Gala Dinner" held at the Asuka Hall inside Swissôtel The Bosphorus Istanbul.

70 AmCham leaders from 30 nations alongside 250 global CEOs shaping the world economy converged under one roof in Istanbul with a unified vision: "Building a Stronger Transatlantic Future." The opening remarks delivered by the prominent leaders during the gala night unveiled four completely distinct strategic perspectives on the future of the global economy.

Opening Remarks: Four Distinct Visions and Strategic Perspectives

Diplomatic & Structural Reform Vision

Süleyman Ecevit Sanlı (Chairman of TABA-AmCham)

Perspective: "Dismantling Bureaucratic Walls, Unchaining the Supply Chain"
In his opening speech, TABA-AmCham Chairman Süleyman Ecevit Sanlı focused heavily on structural reforms and seamless international integration. Arguing that unlocking the trade corridor between the East and West requires clearing away bureaucratic hurdles, Sanlı shared a bold reformative roadmap:

Customs Union Modernization: The Customs Union framework between Türkiye and the EU must be rapidly updated to meet modern economic dynamics.

Logistical and Visa Freedom: Transit quotas blocking smooth logistics must be completely lifted, and visa barriers encountered by Turkish business leaders in global markets must be eased.

The Bridge Strategy: A vision to flawlessly connect Türkiye's massive manufacturing capacity with Western finance, innovation, and technological standards.

Macro-Economic & Financial Target Vision

Prof. Dr. Ömer Bolat (Republic of Türkiye Minister of Trade)

Perspective: "A $100 Billion Trade Corridor and Global Market Dominance"
Speaking on behalf of the Ministry of Trade, Minister Ömer Bolat built his speech around quantitative growth metrics, macro-economic acceleration, and market share expands. Emphasizing that the USA remains the world’s number one import market, Bolat demonstrated with solid data that the $100 billion bilateral trade volume goal is rapidly becoming reality:

Early Target Achievement: Driven by a 17% net growth trend captured in the first 10 months of the year, the $100 billion trade volume target set by President Erdoğan and US President Trump will likely be reached well before 2028.

American Investment Footprint: Scaling up the existing investment base generated by nearly 2,000 active American companies operating in Türkiye.

European Alignment: Safeguarding the massive $233 billion trade volume with the European Union by strictly monitoring and integrating "Made in EU" regulatory standards.

Technology, Manufacturing & Industrial Transformation Vision

Mehmet Fatih Kacır (Republic of Türkiye Minister of Industry and Technology)

Perspective: "The Ultimate Safe Haven for High-Tech and Clean Energy Investments"
Minister Mehmet Fatih Kacır highlighted digital transformation, the fourth industrial revolution, and high-value production. Positioning Türkiye not merely as a physical logistics bridge but as a core global technology hub, Kacır outlined the country's industrial leaps:

Industrial Surge: Türkiye has doubled its share in the global manufacturing industry, skyrocketing its total export value from $36 billion in 2002 to a staggering $283 billion today.

High-Tech Investment Invitation: A direct call to global CEOs to leverage Türkiye's advanced infrastructure in automotive, battery technologies, steel production, and solar energy ecosystems.

Value-Driven Industry: Harnessing clean energy potential and cutting-edge industrial talent to build sustainable, high-tech manufacturing chains.

Transatlantic Growth & Global Network Vision

Ajša Vodnik (Chair of AmChams in Europe)

Perspective: "Fostering Prosperity Through Innovation Networks and Trust"
AmChams in Europe (ACE) Chair Ajša Vodnik focused on global collaborations, innovation ecosystems, and collective economic resilience. Expressing that Istanbul serves as a vital booster for the Western business landscape, Vodnik delivered a message of interconnected growth:

The Transatlantic Engine: Reaffirming that economic relations between Europe and the United States have historically stood as the primary motor of global wealth.

The Istanbul Catalyst: Stating that the bridges built during this summit in Istanbul will foster entrepreneurship and strengthen global trade frameworks against modern market crises.

The summit will continue to shape the future of global commerce on its second day with strategic panels and a magnificent closing program to be held across the Istanbul Bosphorus..

yilmazparlar@yahoo.com