14 Mart 2026 Cumartesi

İTO 2026 Mart Ayı Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  

İTO 2026 Mart Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi

Avdagiç’ten “Sanayi Sıçraması” Vurgusu


İş dünyasının en önemli çatı kuruluşlarından biri olan İstanbul Ticaret Odası’nın mart ayı Meclis Toplantısı, 12 Mart 2026 Perşembe günü gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin küresel üretim zincirinde daha üst basamaklara çıkabilmesi için sanayi ekosisteminin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek “sanayi sıçraması” hedefinin önemine dikkat çekti.

Türkiye İçin Sanayide Yeni Yol Haritası

Meclis üyelerine hitap eden Avdagiç, Türkiye’nin “erken sanayisizleşme” riskine karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin yalnızca sanayi basamaklarını tırmanan bir ülke değil, aynı zamanda güçlü bir sanayi sıçraması yapabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Avdagiç, üretim, teknoloji ve ihracat ekseninde yeniden yapılandırılmış bir sanayi ekosisteminin gerekliliğine işaret etti.

Katma Değerli Üretim ve İhracat Ön Planda

Türkiye ekonomisinin orta vadeli büyüme hedeflerine değinen Avdagiç, sürdürülebilir büyümenin ancak yüksek katma değerli üretim ve ihracat odaklı bir ekonomik modelle mümkün olacağını söyledi.

Türkiye’nin küresel üretim zincirinde orta halkada sıkışmaması için teknoloji ve inovasyon odaklı üretim modelinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bölgesel Gerilimlerin Ekonomiye Etkisi

Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Avdagiç, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgede yükselen gerilimin enerji piyasaları ve küresel ekonomi üzerinde etkiler yarattığını belirtti.

Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin küresel enflasyon tartışmalarını yeniden gündeme getirdiğini söyleyen Avdagiç, yaşanan sürecin sadece askeri bir kriz değil, aynı zamanda enerji güvenliği ve küresel ekonomik dengeleri etkileyen bir jeopolitik sınav olduğuna dikkat çekti.

Türkiye Bölgesel Dengede Kritik Aktör

Türkiye’nin jeopolitik konumuna değinen Avdagiç, ülkenin birçok çatışma bölgesinin ortasında bulunduğunu ancak güçlü diplomasi geleneği sayesinde bölgede denge sağlayan bir aktör rolü üstlendiğini ifade etti.

Avdagiç, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen diplomatik yaklaşımın Türkiye’nin çıkarlarını koruyan önemli bir strateji olduğunu dile getirdi.

Ekonomik Görünüm İçin Üç Kritik Başlık

Avdagiç’e göre 2026 yılı ekonomik görünümünü belirleyecek üç temel unsur bulunuyor:

Enflasyonun düşüş hızının korunması

Enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin maliyetlere etkisi

Para politikasındaki sıkılık düzeyi

Bu faktörlerin Türkiye ekonomisinin büyüme ve istikrar dengesi üzerinde belirleyici olacağını söyledi.

İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne Tam Akreditasyon

Toplantıda eğitim alanında önemli bir gelişmeyi de paylaşan Avdagiç, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından 5 yıl süreyle tam akreditasyon alan 6 üniversiteden biri olduğunu açıkladı.

Bu başarının üniversitenin eğitim kalitesi ve uluslararası rekabet gücünü teyit ettiğini ifade etti.

Yapay Zekâ ve İş Dünyası İçin Yeni Konferans

İTO’nun dijital dönüşüm ve yapay zekâ alanındaki çalışmalarına da değinen Avdagiç, Mayıs 2026’da “Üretken Yapay Zekânın İş Dünyasına Etkileri” başlıklı bir konferans düzenleneceğini açıkladı.

Ayrıca 26 Mart 2026’da “Dijitalleşme ve Yapay Zekâ: Veriden Değer Üretmek” temalı lansman programının gerçekleştirileceğini duyurdu.



AB ile Ticarette Yeni Dönem

Avdagiç, Avrupa Birliği’nin “Made in EU” programına ilişkin hazırlanan taslakta Türkiye gibi ticaret ortaklarının da dikkate alınmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

Türkiye’nin Avrupa pazarı için yüksek teknoloji üretim üssü olma hedefinin dış ticaret stratejisinin merkezinde yer alması gerektiğini vurguladı.

İş Dünyasında Dayanışma Mesajı

Ramazan ayı boyunca iş dünyasıyla düzenlenen iftar ve sahur programlarında önemli gözlemler edindiklerini belirten Avdagiç, Türk iş dünyasının hem dayanışma ruhunu koruduğunu hem de karşılaşılan sorunlara çözüm üretme konusunda güçlü bir irade ortaya koyduğunu söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

 

 

ITO 2026 March Assembly Meeting Held

Avdagic Highlights “Industrial Leap” for Türkiye

 

The March Assembly Meeting of the Istanbul Chamber of Commerce was held on Thursday, March 12, 2026. Speaking at the meeting, the President of the Chamber, Şekib Avdagiç, emphasized that Türkiye has the potential not only to climb the industrial ladder but also to achieve a major industrial leap in the global production chain.

A New Industrial Vision for Türkiye

Avdagic stressed that Türkiye must avoid the trap of early deindustrialization and should redesign and strengthen its industrial ecosystem. According to him, the country possesses the capacity to transform its production structure and move beyond the middle level of the global manufacturing chain.

Value-Added Production and Export-Led Growth

Highlighting Türkiye’s medium-term growth outlook, Avdagic noted that sustainable economic performance depends on strengthening a growth model based on high value-added production and export capacity.

Regional Tensions and Economic Impact

Avdagic also addressed developments in the Middle East, noting that rising tensions following attacks on Iran have triggered reactions in global energy markets. He stated that increasing oil prices have revived global inflation debates and that the conflict represents not only a military crisis but also a geopolitical test affecting global economic stability.

Türkiye as a Balancing Power

Evaluating Türkiye’s geopolitical role, Avdagic said the country plays a crucial balancing role in the region thanks to its diplomatic tradition and strategic position. He underlined that the diplomatic approach led by Recep Tayyip Erdoğan has been instrumental in protecting Türkiye’s national interests.

Three Key Factors for the Economy

Avdagic pointed out three critical factors that will shape Türkiye’s economic outlook in 2026:

The pace of disinflation

The impact of energy prices and geopolitical developments on costs

The level of monetary policy tightness

Full Accreditation for Istanbul Commerce University

During the meeting, Avdagic also announced that Istanbul Commerce University received full accreditation for five years from the Council of Higher Education Quality Board, confirming the institution’s high educational standards.

Artificial Intelligence Conference for Business

The Chamber will also host a conference in May 2026 titled “The Impact of Generative Artificial Intelligence on Business: Competition, Productivity and the Future,” while a launch event on “Digitalization and Artificial Intelligence: Creating Value from Data” will take place on March 26.

yilmazparlar@yahoo.com

 

 

12 Aralık 2025 Cuma

İTO 2025 Aralık ayı Meclis toplantısı-Yılmaz Parlar

Avdagiç’ten Ekonomi ve KOBİ Stratejisi

2026 Reformların Yılı Olacak, KOBİ’ler Dönüşümün Merkezinde

İstanbul Ticaret Odası’nın 2025 Aralık ayı Meclis toplantısında konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ekonomisinin geleceğine yönelik kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak KOBİ’lerin dönüşüm sürecindeki kritik rolüne dikkat çekti.

Avdagiç, üretimde yeniden dengelenme için finansmana erişimin güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun altını çizdi ve iş dünyasının beklentilerini 5 maddelik öneri setiyle ortaya koydu.

KGF destekleri yeni dönüşüm programlarını kapsayacak şekilde genişletilmeli

Kredi Garanti Fonlarının, kamu-özel sektör iş birliği içerisinde rekabetçilik ve dönüşüm odaklı programlara entegre edilmesinin önemini vurgulayan Avdagiç, özellikle teknoloji ve enerji verimliliği yatırımlarına uzun vadeli, sabit faizli yeni kredi paketleri gerektiğini ifade etti.

Kur riskine karşı koruma mekanizmaları ve vergi teşvikleri

Döviz dalgalanmalarının işletmeleri zorladığını hatırlatan Avdagiç, KOBİ'lerin kur riskini yönetebilmesi için uygun maliyetli hedge ürünlerinin geliştirilmesine yönelik çağrıda bulundu. Yatırımı hızlandıracak vergi indirimleri, amortisman kolaylıkları ve modernizasyonu teşvik eden mali adımların üretime güçlü bir katkı sağlayacağını dile getirdi.

Finansman çeşitliliği şart: Banka dışı alternatifler devreye alınmalı

Reel sektörün finansmana bağımlılığını azaltacak alternatif finansman kanallarının devreye alınmasının önemine işaret eden Avdagiç, KOBİ’lerin sadece bankalara değil, yeni nesil finansal araçlara da erişebilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye, çok kutuplu dünyada bölgesel liderliğini pekiştirecek

2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Avdagiç, Türkiye ekonomisinin güçlü büyüme eğilimini sürdüreceğini belirterek, “Bölgemizde yeni bir gerilim yaşanmaması halinde Türkiye, çok kutuplu küresel düzende bölgesel liderliğini daha görünür şekilde pekiştirecektir” dedi.

2026 yapısal reformlar yılı olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2026’yı “yapısal reformlar yılı” ilan eden açıklamalarının iş dünyasında memnuniyetle karşılandığını söyleyen Avdagiç, reel sektör olarak reform sürecini desteklemeye hazır olduklarını ifade etti.

İhracat 270 milyar doları aşacak

Ekonominin 21 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü belirten Avdagiç, turizm gelirlerinin cari dengeyi olumlu etkilediğini, doğrudan yatırımların ise 9 ayda 11,4 milyar dolara çıkarak son 10 yılın en yüksek düzeyine ulaştığını aktardı. Avdagiç, ihracatın yıl sonunda 270 milyar doları aşmasını beklediklerini söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Aralık 2025 Pazar

Türk Dünyasıyla Ticarette Yeni DönemYilmaz Parlar

  

Türk Devletleri Arasında Rekor Ticaret Trafiği

Prof. Dr. Sümer: “Türk Dünyasında Ekonomik Entegrasyon Artık Geri Dönülmez Bir Süreç”

Ekonomik Hat- Birliktelik Sembolik Değil, Gerçek-Orta Koridor Ekonomiyi Birleştiriyor

Aydınlar Ocağı Genel Merkezi, Türk dünyasıyla ekonomik entegrasyonun masaya yatırıldığı “Türk Dünyasında Ekonomik Birliktelik” başlıklı önemli toplantıyı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Zeytinburnu Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirdi.

Toplantıda konuşan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutluk Kağan Sümer, Türkiye ile Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin ulaştığı yeni boyutları rakamlarla ortaya koydu.

Oturum başkanlığını Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa E. Erkalın yürüttüğü programda; dış ticaret dengeleri, enerji hatları, lojistik koridorlar ve kalkınma potansiyelleri kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Türk Dünyasıyla 5 Yılda 62,6 Milyar Dolarlık Ticaret

Prof. Dr. Sümer’in açıkladığı verilere göre Türkiye, 2020–2024 döneminde TDT üyeleriyle toplam 62,6 milyar dolar ticaret hacmine ulaştı.

36,6 milyar dolar ihracat26 milyar dolar ithalat

Sümer, bu rakamların “Türk dünyasıyla ekonomik birlikteliğin artık sembolik değil, kurumsal ve derinleşen bir gerçeklik haline geldiğini” söyledi.

Azerbaycan: En Güçlü Ticaret Hattı

Türkiye’nin en yoğun ticaret yaptığı ülke Azerbaycan oldu.

2020–2024 toplamı, 12,8 milyar dolar ihracat5,3 milyar dolar ithalat

Türkiye, Azerbaycan’a makine, plastik, motorlu araçlar ihraç ederken; başta petrol ve doğalgaz olmak üzere alüminyum, pamuk ve demir-çelik ürünleri ithal ediyor.

Kazakistan: Stratejik İş Ortağı Ama 2024’te Gerileme Var

Beş yıllık ticaret hacmi 23,4 milyar dolar seviyesine ulaşan Kazakistan, bölgenin en büyük enerji ve maden tedarikçisi konumunda bulunuyor.

Ancak 2024 ticareti %16,9 düşerek 4,9 milyar dolara geriledi.
Düşüşün sebebi petrol ürünleri ve madencilik kalemlerindeki hacim daralması.

Özbekistan: 5 Yılda Artış, 2024’te Düşüş

2020–2024 toplam ticaret 15,8 milyar dolara ulaştı.
Ancak 2024 hacmi 2,937 milyar dolara düşerek %7 geriledi.

Sümer, “Özbekistan’ın Türkiye ticaretindeki payı hala düşük; lojistik altyapı güçlendirilmedikçe bu potansiyel tam kullanılmayacak” değerlendirmesini yaptı.

Türkmenistan Ve Diğer Ülkeler: Potansiyel Çok Yüksek

Türkmenistan ile ticaret 2024’te 2,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Macaristan ve gözlemci ülkeler dahil edildiğinde ticaret hacmi sınırlı görünse de Sümer şu noktaya dikkat çekti:

“Gelişmemiş hacim zayıflık değil; doğru stratejiyle büyük fırsat anlamına gelir.”

Ekonomik Yapı Birbirini Tamamlıyor

Sümer, Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri arasındaki yapının “tamamlayıcı ekonomi modeli” oluşturduğunu söyleyerek tabloyu özetledi:

Türkiye, bölgeye: sanayi ürünleri, makineler, araçlar, plastik, tekstil
Bölge, Türkiye’ye: petrol, doğalgaz, madenler, alüminyum, demir–çelik, pamuk

Bu model iki taraf için de sürdürülebilir bir ekonomik denge yaratıyor.

Orta Koridor, Türk Dünyasının Ekonomik Omurgası

Sümer’e göre Trans-Hazar Orta Koridoru, artık sadece lojistik hat değil, Türk dünyasının stratejik kalkınma platformu.

Türkiye–Kazakistan demiryolu yük anlaşması kapasiteyi artıracak
Azerbaycan üzerinden gelen petrol/doğalgaz hatları bölgenin enerji güvenliğini belirliyor
Lojistik, enerji ve ulaştırma alanlarındaki işbirlikleri bölgesel entegrasyonu hızlandırıyor

Sümer, “Orta Koridor olmadan Türk dünyasıyla ekonomik birlikteliği tam anlamıyla gerçekleştirmek mümkün değil” dedi.

Ortak Gelecek Ekonomide Başlıyor

Konuşmasını güçlü bir mesajla tamamlayan Prof. Dr. Sümer şunları söyledi:

“Türk dünyasında ekonomik birliktelik; sadece ticaret değil, ortak kader, ortak üretim ve ortak gelecek demektir.
Bu geleceğin yolu da ortak strateji, güçlü lojistik hatlar ve sürdürülebilir işbirliğinden geçiyor.”

yilmazparlar@yahoo.com

1 Aralık 2025 Pazartesi

Zafer Partisi’nden Ekonomi Çalıştayı-Yılmaz Parlar

  

Emekliye Adalet İçin Stratejik Çalıştay

Zafer Partisi, bugün Türkiye’nin gerçek sorunlarını konuşan, çözümü bilimsel verilerle ve milli çıkarlarla şekillendiren tek siyasi güç olduğunu bir kez daha gösterdi.

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın milletin hakkını savunmaktaki kararlılığı, yalnızca siyasi bir duruş değil; Türkiye’nin geleceği için tarihi bir sorumluluktur.

Emekliden çiftçiye, işçiden esnafa kadar herkesin sesi olan bu mücadele, ülkemizin yeniden ayağa kalkması için en büyük umuttur.

Türkiye’nin Ekonomik Gerçeklerini Masaya Yatıran Stratejik Çalıştay

Siyasi tabloyu netleştiren, Türkiye’nin en geniş katılımlı ve en kapsamlı emekli odaklı çalıştaylarından biri, 30 Kasım 2025’te Ankara Yahyalar Aile Yaşam Merkezi Gösteri Salonu’nda düzenlendi. Emeklilerin, dul ve yetim ailelerinin yıllardır çözülemeyen ekonomik sorunlarının bilimsel ve hukuki yönleriyle masaya yatırıldığı bu toplantı; yalnızca bir değerlendirme toplantısı değil, Türkiye’nin ekonomik geleceğini yeniden şekillendirme iddiası taşıyan stratejik bir zirve niteliği taşıdı. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın katılımıyla gerçekleştirilen çalıştay; içerdiği analizler, öneriler ve eleştirilerle önümüzdeki dönemin yol haritasına ışık tuttu.

Zafer Partisi’nin Çözüm Paketi

Bu Milletin Kaynağı, Bu Millete Dağıtılacak

Zafer Partisi’nin emekliler için hazırladığı politika seti çalıştayda net biçimde ortaya kondu:

Aylık bağlama oranı %30’dan tekrar %70’e çıkarılacak

Refah payı eskisi gibi %100 uygulanacak

Emeklilerin temel ihtiyaçlarını güvence altına alan sistem kurulacak

OYAK benzeri sürdürülebilir bir kaynak modeli tüm Türkiye için uygulanacak

Sığınmacı politikasının yarattığı ekonomik yük son bulacak

Kamu harcamalarındaki israf kesilecek

Özdağ“Kaynakları yeniden Türk milleti lehine dağıtacağız. Emekli, hayatının son dönemini huzur içinde yaşamayı hak ediyor.”

Çalıştaydan Başlıklar

STK başkanlarının değerlendirmeleri
SGK mevzuatı ve emeklilik sistemi sunumu  Vedat İlki
TÜİK ve enflasyon davaları Av. Ali Erdem Gündoğan
Memur emeklilerinin durumu  Fatih Kozan
Vergi ve yapılandırmaların etkileri  Muraka Çakmar
Ekonomik ve finansal analiz Prof. Dr. Mehmet Alagöz
Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın kapsamlı Türkiye değerlendirmesi
Çalışma Hayatı ve Emekli Politikaları Başkanı Mehmet Akif Cenkci’nin sunumu

Özdağ, “Türkiye Ekonomisi Artık Krizde Değil, Buhranda”

Genel Başkan Özdağ, çalıştayda yaptığı Türkiye’nin gerçeklerini ortaya seren konuşmada emeklilerin yaşadığı dramı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi tercihlerle şekillenmiş bir sonuç olarak değerlendirdi:

“Sekiz yıldır milli gelirden pay alan yüzde 80’in küçülmesi kriz değil; bu ağır bir ekonomik buhrandır.”

Özdağ, yanlış ekonomi politikalarının yalnızca emeklileri değil;
 sanayiciyi, çiftçiyi, pazarcıyı, halciyi, esnafı çökme noktasına getirdiğini vurguladı.

Tarım sektöründeki ithalat bağımlılığının ülkeyi kendi kendine yetemez hale getirdiğini, sanayicinin yüksek faiz ve düşük kur kıskacında nefes alamadığını örneklerle anlattı.

Türk Sanayicisi %50 Faizle Kredi Alırken Alman %3 İle Alıyor

Organize Sanayi Bölgelerinde Türkiye ile Almanya arasındaki uçuruma dikkat çeken Özdağ:

Çarpıcı açıklamalar içeren Kritik Uyarı

Dengeleri sarsılmış, Türk sanayisi rekabet edemez hale getirildi. 2026 Cumhuriyet tarihinin en zor yılı olacak.
diyerek Türkiye’nin sanayi gücünün Mısır gibi ülkelere kaydırıldığını, binlerce işçinin işsiz kaldığını belirtti.

Para Yok Değil, Var,  Ama Millete Değil Başkalarına Dağıtılıyor

Özdağ, AKP iktidarının kaynak dağılımındaki tercihlerine sert çıktı: Suriyelilere yıllık 11 milyar dolar, yurt dışına “insani yardım” adı altında 8 milyar dolar, Kamu-Özel İş Birliği projelerine 5 milyar dolar ödeme yapıldığını hatırlatarak: “Sonra emekliye para yok deniyor. Bu kabul edilemez bir tercihtir.” dedi.

2003–2025 Arasındaki Uçurum: “11 Çeyrekten 2 Çeyreğe”

Çalıştayda en dikkat çeken verilerden biri Özdağ’ın ülke gündemine damga vuran altın hesabı oldu:

2003’te emekli maaşıyla 11 çeyrek altın alınıyordu. Bugün sadece 2 Çeyrek
Her emekli her ay 9 çeyrek altını kaybediyor.

Bu kaybın yalnızca ekonomik değil, politik tercihlerle alakalı kaynakların yanlış ellere aktarılması olduğunu vurguladı.

Erken Seçim Şart

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik şartların artık ertelenemez hale geldiğini belirten Özdağ:

“Türk milletinin iradesi sandığa yansıtılmalı. Erken seçim artık kaçınılmazdır.” diyerek siyasal atmosferin değişmesi gerektiğini vurguladı.

yilmazparlar@yahoo.com 

17 Kasım 2025 Pazartesi

İTO Kasım 2025 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  

İTO Başkanı Avdagiç’ten Kur Geçişkenliği

2026 Ekonomi Vizyonu: “Denge Sinyalleri Güçleniyor

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Kasım 2025 Meclis Toplantısı’nda yaptığı değerlendirmelerde, Türk lirasının değer kaybının fiyatlar üzerindeki etkisinin zayıfladığına yönelik TCMB tespitinin, ekonomi yönetiminin kararlı adımlarının bir sonucu olduğunu belirterek, “Bu durum kur-enflasyon ilişkisinde bozulan dengenin yeniden tesis edildiğine işaret ediyor” dedi.

TL’deki değer kaybının etkisinin sınırlanması, kur geçişkenliğinin düştüğünü gösteriyor

Avdagiç, Merkez Bankası’nın son dönemde öne çıkardığı “kurun enflasyon üzerindeki baskısının zayıfladığı” görüşünü önemsediklerini belirterek şunları söyledi:

“Bu tablo, döviz kuru ile enflasyon arasındaki uzun süredir bozulmuş korelasyonun yeniden rayına oturduğuna dair önemli bir işaret niteliğinde. 2026’ya adım atarken fiyat istikrarı açısından umut veren bir gelişme.”

Yeni ticaret düzeni Türkiye’ye stratejik fırsatlar sunuyor

Küresel ekonomide çok kutuplu ticaret yapısının belirginleştiğini vurgulayan Avdagiç, lojistik hatlardan enerji koridorlarına kadar geniş bir alanda Türkiye'nin avantaj yakaladığını söyledi:

“Türkiye, yeniden şekillenen tedarik zincirleri ve ticaret yollarında aktif bir güç haline geliyor. 2026’ya hazırlanırken bu tablo ülkemiz açısından stratejik fırsatlar yaratıyor.”

2026 enflasyon hedefi üçlü sağlam sütunun başarısıyla gerçekleşecek

İTO Başkanı, 2026 hedeflerine değinirken yüzde 16’lık enflasyon hedefinin üç temel unsurla mümkün olacağını dile getirdi:

TCMB’nin kararlı para politikası adımları

Maliye politikasının etkili katkısı

Özel sektörün rasyonel ve pozitif fiyatlama davranışı

Avdagiç, “Bu üç sacayağı uyum içinde çalıştığı takdirde hedefe ulaşılacaktır” dedi.

Hizmet enflasyonu hâlâ yüksek, ancak yavaşlama dikkat çekiyor

Eylül ve Ekim aylarında yaşanan enflasyon yavaşlamasının temel nedeninin kuraklık ve tarımsal don nedeniyle yükselen gıda maliyetleri olduğunu belirten Avdagiç, hizmet fiyatlarındaki artışın ise mal gruplarının altında kalarak olumlu bir sinyal verdiğini ifade etti.

Vergi ve harç artışının hedef enflasyona göre makul tutulması önemli bir adımdır

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, 2026 yılında vergi ve harç artışlarının yeniden değerleme oranı yerine hedef enflasyona yakın seviyede düzenleneceği mesajını değerli bulduklarını dile getiren Avdagiç, bu adımın özel sektöre de örnek oluşturacağını vurguladı.

Zayıf dış talebe rağmen ihracatta artış sürüyor

Avdagiç, ihracattaki toparlanmanın üç temel sebebi olduğunu belirtti:

Türk şirketlerinin dayanıklı ve esnek yapısı

Yeni pazar koşullarına hızlı uyum sağlayabilmesi

Özel sektörün güçlü motivasyonu ve hükümet destekleri

Cari açıkta son dönemdeki artışa rağmen, GSYH’ye oran açısından kırılganlığın belirgin şekilde azaldığını belirtti.

Şirketler için “5 Proaktif Strateji” Uyarısı

Avdagiç, yeni küresel ekonomik düzenin firmalardan daha öngörülü adımlar atmasını zorunlu kıldığını belirterek 5 başlık sıraladı:

Risk okuryazarlığı ve izleme sistemleri

Çeşitlendirme ve yerelleştirme stratejisi (nearshoring – friendshoring)

Dijital ve operasyonel dayanıklılık altyapısı oluşturma

Hızlı tepki, senaryo planlama ve adaptasyon kabiliyeti

Güçlü liderlik ve sürdürülebilir yatırım yaklaşımı

Bu dönem KOBİ’ler için aynı zamanda bir sıçrama imkânı Dengelenme sürecinde KOBİ’lere de mesaj veren Avdagiç, işletmelerin:

Nakit yönetimini disipline etmesi,

Maliyet kontrolünü sistematik hale getirmesi,

Dayanıklılığı artıracak finansal tedbirler alması,

Dijital dönüşüme yatırım yapması

gerektiğini vurguladı.

“Bu süreç doğru yönetilirse Türkiye yeni başarı hikâyelerine imza atabilir” diye konuştu.

yilmazparlar@yahoo.com

16 Kasım 2025 Pazar

Ümit Özdağ, Eskişehir Pazarında Türkiye'nin Fotoğrafını Çekti-Yılmaz Parlar

 

Ümit Özdağ'dan Kritik 2026 Uyarısı Geldi

"Doktoralı Vatandaş Mandalina Satıyor, Esnaf Borç Batağında”

Eskişehir Ekonomisi Alarm Veriyor

"Krize Radikal Çözüm; Ümit Özdağ'ın Zafer Ekonomi Modeli Türkiye'yi Yeniden İhracat Devi Yapacak"

"Dış Ticaret Açığı Kemirgen Değil, Üretim Ekosistemi Kurulacak; Modelin 7 Temel Prensibi"

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Eskişehir’de gerçekleştirdiği saha ziyaretinde kentin ekonomik durumuna ilişkin çarpıcı gözlemler yaptı. Hamamyolu ve Gökmeydan pazarlarında esnafla bir araya gelen Özdağ, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sıkışmışlığın somut örneklerini Eskişehir’in kalbinde gördü. Türkiye'yi derinden saran ekonomik buhranın çarpıcı tablosunu gözler önüne serdi.

Pazardaki her bir tezgah, vatandaşın cebindeki eriyen alım gücünün ve esnafın içine düştüğü çaresizliğin canlı tanığı oldu.

Eskişehir’deki ekonomik tabloyu değerlendiren Özdağ, çözümün Zafer Partisi’nin hazırladığı ekonomi programında bulunduğunu vurguladı.

Partinin resmi ekonomi dokümanları ve kamuoyuna duyurulan çalışmalarıyla uyumlu olan Zafer Ekonomisi Modeli, Türkiye’nin üretim yapısına, dış ticaret dengesine, tarımsal verimliliğine ve teknolojik dönüşümüne odaklanan kapsamlı bir strateji sunuyor.

Bu nedenle Eskişehir’deki saha bulguları, modelin öngördüğü sorun alanlarını birebir doğruluyor. Özellikle yerli üretimin güçlendirilmesitarımda maliyetlerin düşürülmesiliyakatli ekonomik yönetim ve teknoloji odaklı kalkınma gibi başlıklar, hem partinin resmi ekonomi programında hem de sahada karşılaşılan sorunların çözümünde öne çıkıyor.

Pazarlarda Derin Krizin Ayak Sesleri

Esnaf, yüksek maliyetler ve daralan alım gücü nedeniyle satış yapamadığını ifade etti.

Tezgahtaki Çığlık,

Bir pazarcı, yaşadığı tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Başkanım, mandalinayı 22 liraya alıyoruz. 20 liraya satıyoruz. Satmazsak çürüyor.”

Başka bir esnaf ise borç yükünü şöyle anlattı:
“Bu pazarda bir milyon borcu olmayan esnaf yok. Kimse kâr etmiyor, sadece ayakta kalmaya çalışıyoruz.”

Vatandaşın ise birkaç kilo ürün yerine artık “taneyle” alışveriş yaptığı gözlemlendi.

https://www.youtube.com/watch?v=ZQfGyyIit04

Nitelikli İşgücü Pazarda Tezgâh Açıyor

Liyakatin Çöküşü, Pazardaki Doktorlar ve Mühendisler.

Eskişehir’in en dikkat çeken sorunlarından biri de istihdamın niteliği. Bir pazarcının ifadeleri durumun vahametini ortaya koydu:
“Bu pazarda 20 doktora mezunu, 10 öğretmen tezgâh açıyor. İnsanlar mesleklerinden umudu kesmiş durumda.”

Bu tablo, Türkiye’nin hem beyin gücü kaybını hem de gelir adaletsizliğini gözler önüne seriyor.

Prof. Dr. Ümit Özdağ ,"2025 zor geçti ama 2026 çok daha ağır olacak" uyarısında bulundu. . Çözümümüz belli; üretime, liyakate ve milli ekonomiye dayalı Zafer Ekonomi Modeli. Milletimiz bizi dikkatle izlemeye devam etsin" dedi.

Sahanın, Halkın Lideri
Prof. Dr. Ümit Özdağ, sadece rakamlarla değil, halkın içine girerek, onların derdini hâl diliyle anlayan bir lider portresi çizdi. Ekonomik krizin teorisini değil, pratikteki yıkıcı sonuçlarını tezgah başında ortaya koyması, onu diğer siyasetçilerden ayıran en önemli özellik olarak öne çıkıyor.

Zafer Ekonomi Modeli
Tüm bu çöküş tablosu karşısında Özdağ, çaresizlik değil, çözüm vaat ediyor. "İktidarın bu krizi aşmak için bir çabası yok. Oysa bizim Zafer Ekonomi Modelimiz var. Üretimi, istihdamı ve milli kalkınmayı hedefleyen bu modele kulak verin" çağrısı yaptı.

Öngörülü Lider
Ekonomik krizin henüz derinleşmeden önceki erken uyarılarını, somut ve uygulanabilir ekonomi modeliyle taçlandıran Prof. Dr. Ümit Özdağ, sadece siyasetçi kimliğiyle değil, bir iktisatçı olarak da sahada olmasıyla, Türk siyasetinde nadir görülen öngörülü ve çözüm odaklı bir lider portresi çiziyor.

Zafer Ekonomisi Modeli,

Haberde, daha önce aktardığımız Zafer Ekonomisi haberlerine ek olarak, partinin resmi kaynaklarında da bu analizde yer alan stratejilerin büyük bir kısmı doğrulanıyor.

"Krize Radikal Çözüm: Ümit Özdağ'ın Zafer Ekonomi Modeli Türkiye'yi Yeniden İhracat Devi Yapacak"

"Dış Ticaret Açığı Kemirgen Değil, Üretim Ekosistemi Kurulacak,  İşte Modelin 7 Temel Prensibi"

Zafer Partisi’nin resmi sitesinde;  “Ekonomik Modelimiz, Sıcak Para Esasına Değil, Sürdürülebilir Üretime Dayalıdır”

Zafer Partisi’nin yayınladığı ekonomi modeli dokümanlarında “sıcak para yerine sürdürülebilir üretime dayalı büyüme”, “planlı kalkınma”, “yerli yüksek katma değerli üretim” ve “liyakat esaslı kamusal kaynak kullanımı” gibi başlıklar öne çıkıyor.

Zafer Ekonomisi’nin kamuoyuna sunulan bir vizyon olmanın ötesinde, partinin stratejik bir planı olduğunu gösteriyor.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın Eskişehir'de esnafla diyaloğunda dikkat çektiği "Zafer Ekonomi Modeli"nin detayları, Türkiye'nin kronikleşen ekonomik sorunlarına köklü çözüm önerileri sunuyor. Model, "üretim odaklı kalkınma", "liyakat" ve "teknolojik dönüşüm" ekseninde şekilleniyor.

Bizim Analizimize Göre; Partinin Ekonomi Modelin 7 Temel Prensibi

Modelin 7 Temel Prensibi olarak izlemlerimiz;

Dış Ticaret Açığı Stratejisi, "Kemirgen Değil, Üretim Ekosistemi"

Mevcut durum: Cari açığın en büyük kalemleri (enerji, altın, ara malı) kontrol altına alınacak.

Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için nükleer ve yenilenebilir enerji yatırımları hızlandırılacak.

Hedef: 5 yıl içinde enerji ithalatının yüzde 40 azaltılması.

Yerli Üretim Hamlesi: "Yüksek Katma Değerli Ürünler"

KOBİ'lerin Ar-Ge ve inovasyon kapasiteleri güçlendirilecek.

Savunma sanayii, yazılım, ilaç ve ileri teknoloji sektörlerinde yerli üretim teşvik edilecek.

Yabancı sermayenin talanına izin verilmeyecek; doğal kaynaklar milli çıkarlar doğrultusunda işlenecek.

Tarımda Milli Dönüşüm, "Tohumdan Sofraya Güvenlik"

Stratejik ürünlerde (buğday, arpa, mısır) dışa bağımlılık sonlandırılacak.

Çiftçiye doğrudan gelir desteği ve ucuz mazot/elektrik sağlanacak.

Kooperatifleşme desteklenecek; tarımın gayrimenkul spekülasyonuna kurban edilmesi engellenecek.

Liyakat ve Verimlilik, "Kaynak İsrafına Son"

Kamu ihale sisteminde şeffaflık ve liyakata dayalı düzenlemeler getirilecek.

Kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilecek; vergi adaleti sağlanacak.

İşsizlikle mücadele için nitelikli işgücü yetiştirilecek.

Teknolojik Dönüşüm; "Dijital Ekonomide Liderlik"

Yapay zekâ, siber güvenlik ve bulut bilişim alanlarında insan kaynağı yetiştirilecek.

KOBİ'lerin dijital dönüşümü için hibe ve danışmanlık desteği sağlanacak.

E-ticaret altyapısı güçlendirilecek; yerli platformlar teşvik edilecek.

 Eğitim-Üretim Entegrasyonu: "Mesleki Eğitimde Devrim"

Meslek liseleri ve teknik üniversiteler, sektör ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılacak.

Mühendislik ve teknik bölümlerde okuyan öğrencilere burs ve staj imkânları artırılacak.

. Sosyal Adalet, "Gelir Dağılımında Denge"

Asgari ücret, insan onuruna yaraşır seviyeye çekilecek.

Emekliler ve dar gelirliler için vergi indirimleri ve sosyal yardımlar artırılacak.

Konut edindirme programlarıyla gençlerin mülk sahibi olması kolaylaştırılacak.

Zafer Ekonomi Modeli, mevcut iktidarın "inşaat ve tüketim" odaklı politikalarının aksine, "üretim ve katma değer" odaklı yapısıyla dikkat çekiyor. Model, küresel rekabette Türkiye'yi Orta Gelir Tuzağı'ndan çıkararak, yüksek teknolojili ürünler ihraç eden bir ülke konumuna getirmeyi hedefliyor.

Vizyoner Lider

Prof. Dr. Ümit Özdağ, sadece ekonomik krize işaret etmekle kalmıyor, somut ve uygulanabilir bir yol haritası sunuyor. Onun liderliğindeki Zafer Partisi, Türkiye'yi "borç batağından" kurtaracak, üreten ve kendi kendine yeten bir ülke haline getirecek bir vizyon ortaya koyuyor. Bu model, Özdağ'ın sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda bir akademisyen ve stratejist olduğunu da gözler önüne seriyor.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Kasım 2025 Pazar

16. Boğaziçi Zirvesi Paneller-Yılmaz Parlar

  

Avrupa’nın Türkiye’ye, Afrika’nın da Türkiye’nin vizyonuna ihtiyacı var

“Dünyayı Sarsacak Güç, Türkiye” – 16. Boğaziçi Zirvesi’nde Yeni Küresel Denge Masaya Yatırıldı

Uluslararası İşbirliği Platformu’nun (UİP) düzenlediği 16. Boğaziçi Zirvesi, küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde, Türkiye’nin hem Avrupa hem Afrika ekseninde artan stratejik rolünü gözler önüne serdi.

Zirvede düzenlenen “Yeni Dünyada Türkiye’nin Yeri ve Avrupa Birliği” başlıklı panelde konuşan DEİK Türk-Alman İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Avrupa’nın yaşadığı ekonomik, güvenlik ve enerji krizlerine dikkat çekerek, “Avrupa’nın kendini yeniden hatırlaması için onu sarsacak güce ihtiyacı var. O güç Türkiye’dir. Türkiyesiz bir Avrupa olamaz.” dedi.

Yalçındağ, “AB artık Türkiye’yi bizden daha çok istiyor ama bunu nasıl söyleyeceğini bilmiyor”

Yalçındağ, Avrupa Birliği’nin bugün geçmişe göre çok daha kırılgan bir dönemde olduğunu belirterek şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

“Avrupa, 18,5 trilyon dolarlık bir ekonomi ama bu gücün karşılığını veremiyor. Güvenlikte ABD’ye, enerjide Rusya’ya bağımlı hale geldi. Türkiye olmadan Avrupa işleyemez. 30-40 yıllık tabularını yıkmadıkça, geleceğini kuramaz.”

Yalçındağ’a göre artık tablo tersine döndü:

“20 yıl önce Avrupa Birliği üyeliğini biz isterdik, şimdi Avrupa Türkiye’yi istiyor ama bunu nasıl ifade edeceğini bilmiyor. Bizim için AB bir hedef değil, bir araç olmalı. Avrupa’nın geleceği Türkiye’siz kurulamaz.”Afrika–Avrasya hattı, Geleceğin büyüme ekseni

Bağış: “Avrupa’nın en büyük umudu savunmada da barışta da Türkiye”

Panelin yorum bölümünde söz alan T.C. AB eski Bakanı ve Başmüzakereci Dr. Egemen Bağış, Avrupa’nın Türkiye’ye olan stratejik bağımlılığını şu sözlerle özetledi:

“Enerjide, güvenlikte, tedarik zincirinde Avrupa’nın Türkiye’siz yaşaması mümkün değil. Avrupa, Türkiye’yi hem koruyucu, hem tedarikçi, hem de barış inşacısı olarak görmek istiyor. Ama masada yer vermemek istiyor. Bu çelişki sürdürülemez.”

Bağış, Avrupa’nın kendi içindeki karar alma mekanizmalarının hantallığına dikkat çekerek, “Bugün Avrupa’da gelecek nesli değil, gelecek seçimi düşünen liderler var. Bu yüzden de vizyon üretemiyorlar. Türkiye, Avrupa’nın unuttuğu stratejik refleksleri hatırlatıyor.” dedi.

“Avrupa Birliği bir barış projesidir. Bugün dünyada en güçlü barış kurucu ülke Türkiye’dir. Dolayısıyla AB’nin içinde yer alması sadece Türkiye için değil, Avrupa için de hayati bir gerekliliktir.”

Zirvenin dikkat çeken bir diğer oturumu olan “Afrika ile Avrasya: Ortak Geleceğin Stratejik Köprüsü” panelinde, Afrika’nın genç nüfusu ve ekonomik potansiyeliyle Türkiye’nin kıtadaki stratejik ortaklığı ele alındı.
Güney Afrika eski Bakanı Ebrahim Patel, “Afrika’nın 1,5 milyar genç nüfusu, dünyanın geleceğini şekillendirecek. Bu potansiyelin güvenilir ortağı Türkiye olabilir.” dedi. Konuşmacılar, Türkiye ve Afrika’nın birlikte büyümesinin küresel ekonomide yeni bir denge yaratacağı görüşünde birleşti.

Fatma Şahin, “Planlı şehir hayatta kalır”

Zirvenin keynote konuşmacısı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yerel yönetim tecrübesiyle “dayanıklı, yeşil ve planlı şehirler” vizyonunu paylaştı.

Gaziantep’in Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası tarafından “Yeşil Şehir” ilan edildiğini hatırlatan Şahin, “Artık şehirler geleceğin devletleri gibi yönetilmeli. Savaşlar su ve enerji üzerinden başlayacak. Biz bu alanlarda erken önlem alan bir şehiriz.” dedi.

Deprem sonrası dayanıklılık çalışmalarına da değinen Şahin, “Altı Şubat gecesi en hazırlıklı şehir bizdik. Planlama disiplini sayesinde Nurdağı ve İslahiye en hızlı ayağa kalkan ilçeler oldu.” ifadelerini kullandı.

Yapay zekâ ve doğal zekâ dengesi, Dr. Ender Saraç’tan dikkat çeken uyarı

Geleceğin Sağlık Sistemi: Veri, Algoritmalar ve İnsan” panelinde konuşan Dr. Ender Saraç, yapay zekânın doktorların sezgisel gücünü zayıflattığını belirterek, “Yapay zekâyı reddetmek aptallık olur ama onu doğal zekâmızla birleştirmeliyiz. Gerçek şifa, duyguyla başlar.” dedi.

Saraç, “doğal zekâ” kavramıyla insanın biyolojik ve duygusal sezgilerini teknolojiyle harmanlayan yeni bir sağlık vizyonu sundu.

 “Veri, Karar ve Güç: Yapay Zekâ ile İşin Geleceği” Panelinde Vizyoner Bir Moderasyon

Zirvenin en çok ilgi gören oturumlarından biri olan “Veri, Karar ve Güç: Yapay Zekâ ile İşin Geleceği” panelinin moderatörlüğünü UİP Yönetim Kurulu Üyesi Sevda Özsönmez üstlendi.
Özsönmez, stratejik derinlik taşıyan soruları ve dengeleyici üslubuyla paneli yalnızca bir tartışma değil, geleceğin iş kültürüne dair kolektif bir vizyon oturumu haline getirdi.

Panelde, İş Bankası Yapay Zekâ Fabrikası CEO’su Can BakırBCG Platinion Yönetici Ortağı Mehmet GökmenBahadır Kaleağası ve Prof. Dr. Metin Türkay, yapay zekânın iş dünyasında karar alma, etik ve verimlilik süreçlerine etkisini tartıştı.

Özsönmez’in moderasyonu, oturumu zirvenin en üretken ve ilham verici tartışma platformlarından biri yaptı.

Yeni dünya düzeni, Avrupa’nın denge gücü, Afrika’nın stratejik köprüsü

Zirve genelinde öne çıkan ortak görüş şu şekilde özetlendi:

“Türkiye’siz bir Avrupa eksik, Afrikasız bir Türkiye ise eksik kalır. Geleceğin dünyasında bu iki kıta arasındaki stratejik köprü, Boğaziçi’nden geçecek.”

yilmazparlar@yahoo.com